beylikdüzü travesti ayşen

Beylikdüzü Travesti Ayşen’in Kalbinden: Gerçek Kimliğimi Bulma Yolculuğum

Ben Beylikdüzü travesti Ayşen, sizleri güzel İstanbul’dan selamlıyorum. Bugün sizlerle çok özel bir hikâyeyi paylaşacağım – kendi geçiş hikâyemi. Biliyorum, kolay bir konu değil ama bence güzellikler de var içinde. Kahvelerinizi hazırlayın, biraz uzun olacak ama keyifli geçeceğine emin olabilirsiniz!

Çocukluktan Gençliğe: İlk Farkındalık Anları

Her şey küçükken başladı aslında. Diğer çocuklar top oynarken ben annemin dolabına girip elbiselerini denemeyi severdim. Tabi o zamanlar bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum. Sadece kendimi daha mutlu, daha “ben” hissediyordum o anları.

Ortaokulda işler biraz daha karmaşık hale gelmeye başladı. Sınıf arkadaşlarım kızlarla ilgilenmeye başlarken, ben onlar gibi olmak istiyordum. İlginç değil mi? Herkes “neden?” diye sorar ama ben hep “neden olmasın?” diye düşünmüşümdür.

Beylikdüzü’ne Taşınmak: Yeni Bir Başlangıç

18 yaşında ailenden ayrılıp Beylikdüzü’ne taşındığımda gerçek anlamda nefes alabilmeye başladım. Burada kimse beni tanımıyordu, geçmişim yoktu. Bu hem korkutucu hem de heyecan vericiydi. İlk kez gerçekten kendim olabileceğim bir yerdim.

Beylikdüzü travesti Ayşen olmak kolay olmadı tabii. İlk zamanlar çok acemice makyajlar yapıyordum. Şimdi o dönemki fotoğraflarıma bakınca gülüyorum. Sanki palyaçoydım resmen! Ama hepsi öğrenme sürecinin parçasıydı.

İlk Adımları Atmak

İlk kez kadın kıyafetleriyle dışarı çıktığımı hatırlıyorum. Kalp atışlarım o kadar hızlıydı ki sanki maraton koşuyormuşum gibi. Beylikdüzü’nün büyük caddelerinden birinde yürürken, her bakışın üzerimde olduğunu hissediyordum. Ama aynı zamanda inanılmaz bir özgürlük duygusunu da yaşıyordum.

Tabii ilk tepkiler hep karışık oluyor. Bazı insanlar meraklı bakıyor, bazıları anlayışsız. Ama ben şunu öğrendim: Herkesin onayını alamazsın ve buna ihtiyacın da yok. Önemli olan senin kendini nasıl hissettiğin.

Dostluklar ve İlişkiler: Kabul Görme Mücadelesi

Beylikdüzü travesti Ayşen olarak sosyal hayata adapte olmak başlı başına bir serüvendi. İlk zamanlar çok yalnızdım. Eski arkadaşlarımın çoğu uzaklaştı, yeni arkadaşlar edinmek ise zaman aldı.

İlk gerçek arkadaşım Zeynep’ti. O da benim gibi farklı biriydi ama trans değil, sadece çok açık fikirli ve empati dolu bir insandı. Beni ilk gördüğünde hiç şaşırmadı, sadece “Çok güzel olmuşsun” dedi. O an kendimi çok değerli hissettim.

Aşk ve İlişkiler

Aşk konusunda da çok maceram oldu tabii. İlk ciddi ilişkim Mehmet’le yaşandı. O beni trans olarak kabul eden ilk erkekti. Ama ne yazık ki uzun sürmedi çünkü o toplumsal baskıları kaldıramadı. Üzüldüm tabii ama ona kızgın değilim. Herkesin kendine göre sınırları var.

Şimdi düşünüyorum da, o dönemde kendimi çok fazla kanıtlama peşindeydim. Sürekli “yeterince kadın” mıyım diye endişeleniyordum. Sonra anladım ki kadınlık sadece görünüşle ilgili değil. Ruh halini, enerjini, nasıl hissettiğinle de alakalı.

Hormon Tedavisi: Değişimin Başlangıcı

Hormon tedavisine başlama kararı kolay olmadı. Çok araştırma yaptım, doktorlarla konuştum. Beylikdüzü’de bu konuda uzman doktor bulmak da ayrı bir maceraydı. Ama sonunda güvenilir bir uzman buldum.

İlk hormonu aldığımı hatırlıyorum. Elim titriyordu resmen. Bu küçük hapın hayatımı değiştireceğini biliyordum. Ve gerçekten de öyle oldu. Değişimler yavaş yavaş başladı – cildim yumuşadı, saçlarım daha parlak oldu, vücut hatlarım değişmeye başladı.

Fiziksel Değişimler ve Zorluklari

Hormon tedavisinin ilk ayları zordu. Ruh halim sürekli değişiyordu. Bir gün çok mutlu, ertesi gün sebepsizce üzgün olabiliyordum. Tabi bu da normal bir süreçmiş. Vücut alışıyor yeni hormonal dengeye.

En zor kısım ailemle olan ilişkimdi. Onlar başta hiç anlayamadı bu değişimi. Özellikle annem çok üzüldü. “Oğlumu kaybettim” demeye başladı. Bu beni çok incitti ama anlıyordum da aynı zamanda. Onlar için de zor bir süreçti.

Ameliyat Kararı: En Büyük Adım

Cinsiyet uyum ameliyatı konusunda uzun süre kararsız kaldım. Bu sadece büyük bir adım değil, aynı zamanda maddi olarak da ağır bir süreçti. Beylikdüzü travesti Ayşen olarak çalışıyor, para biriktiriyordum ama bu ameliyatlar gerçekten pahalı.

Sonunda kararımı verdim. Aileme açtığımda çok karışık tepkiler aldım. Babam konuşmadı benimle günlerce. Annem ağladı. Ama ben artık %100 emin olduğum bir yolda ilerliyordum.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Ameliyat öncesi psikolog onayı almam gerekiyordu. Bu süreç 6 ay sürdü. Her hafta seanslarım vardı. İlk başta sadece formalite sanıyordum ama aslında çok faydalıydı. Kendimle ilgili çok şeyi netleştirdim bu görüşmelerde.

Psikolog bana sürekli “Emin misin?” diye soruyordu. Ben de her seferinde “Hiç bu kadar emin olmamıştım” diye cevaplıyordum. Ve gerçekten de öyleydi. Bu benim için doğru adımdı.

Operasyon Sonrası: Yeni Yaşamın Başlangıcı

Ameliyat sonrası iyileşme süreci tahmin ettiğimden zor oldu. Fiziksel acı bir yana, duygusal olarak da çok yoğun bir dönemdi. Ama her geçen gün kendimi daha tam hissediyordum.

İlk kez aynaya baktığımda gördüğüm kadın tam da olmak istediğim kişiydi. Tabii mükemmel değildim, kim ki mükemmel? Ama artık vücudumla zihnimin uyum içinde olduğunu hissediyordum.

Sosyal Kabul ve Belgeler

Kimlik kartımı değiştirme süreci de ayrı bir macera oldu. Türkiye’de bu işlemler maalesef kolay değil. Çok evrak, çok bürokrasi. Ama sonunda “Ayşen” adı resmi olarak benim oldu. O günü asla unutmayacağım.

Beylikdüzü travesti Ayşen artık sadece benim seçtiğim bir kimlik değil, yasal olarak da tanınan kimliğimdi. Bu bana inanılmaz bir güven verdi.

Scroll to Top