İstanbul, kozmopolit bir şehir, kah beşeri çeşitlilikleri kah meşhur trafiğiyle herkese ayrı maceralar sunuyor. Ama bu şehirde birisi var ki, onun trafikle olan macerası tam anlamıyla “epik” denebilecek cinsten. Karşınızda; Beylikdüzü’nün görkemli divası, enerjik mi enerjik, esprili mi esprili travesti Fiona! Bugün onun anlatısıyla hem trafikte eğleniyoruz, hem de kahkaha garantili bir yolculuğa çıkıyoruz.
Trafik Deyince… Fiona’nın Beylikdüzü’ndeki En Büyük Düşmanı 🚗🛑
Fiona’nın hayatı, özellikle İstanbul trafiği; adeta Netflix’te başrol oynayacağı bir drama dizisi gibi. Katmış olduğu enerjik, samimi yorumlarıyla bu kaotik ortamı hem mizahi hem vurucu şekilde analiz ediyor. Bir gün metrobüs durağında beklerken Fiona’nın zaten içinden geçenleri tahmin etmek zor değil:
“Metrobüs tacizleri, sabah sabah topuklu sıkışması ve hep “diğer kapıya geçeyim, belki yer vardır” yanılgısı… Ah İstanbul! Ne güzelsin ama o kadar da kaotiksin. Şimdi ben trafikle kavga etmiş biri olarak mı ilerliyorum? Ağlar mıyım, gülümser miyim, yoksa taksiye mi binsem. Tabii, 400 TL’yle eve dönmek istemiyorsan metrobüse saygı duyacaksın!”
“Beylikdüzü’nden Taksime Gitmek NASA Projesi Gibi”
Bir İstanbul klasiği; trafik niyetine yazılmış senfoninin ilk notaları genelde şu şekilde başlar: “Beylikdüzü’nden Taksim’e gitmem gerek” diyor Fiona bir sabah. Tabii, bu cümlenin ardından devreye evrenin tüm trafik talihsizlikleri girmekte gecikmiyor. Çünkü İstanbul’da bir yerden bir yere gitmek için bazen GPS değil, kahin olmak gerekiyor.
Fiona’nın klasik yolculuğu şöyle başlar: Evinden çıkmadan önce Google Maps’e bir bakış, sonra toplu taşımanın ruh haline uygun modunu seçmek (o gün kenara para attıysa taksi, yoksa metrobüs veya otobüs). Mesela bir keresinde sabah 7’de yola çıkan Fiona, akşam 7’de Taksim’deydi—tabii önce Esenyurt’ta bir simit molası, sonrasında Zincirlikuyu’da 2 saatlik ayakta yoga yaptıktan sonra!
Beylikdüzü travesti Fiona diyor ki: “Bu şehirde ya sabırlı olmayı ya da meditasyonu zor yoldan öğreniyorsun. Trafikte gelişen reflekslerimle olimpiyatlara katılabilirim!”
Metrobüs Günlükleri: Bir “Survivor” Hikâyesi
Metrobüs, Fiona için apayrı bir anı defteri. O kapı açıldığında içeriden yükselen sıcak hava dalgası, “Hadi gel cesaretin varsa!” diyor adeta. Bir yandan ayakta kalma mücadelesi, bir yandan ince topuklu ile tutunacak yer arayışı… Bir gün Fiona arkada kalan yolcuya yol vermek isterken, kafasını demire çarpıp “Olur öyle, ben alışkınım, Esenyurt’tan beri dayak yiyorum zaten” deyip kahkahayı patlatmıştı. İşte Beylikdüzü travesti Fiona’nın farkı burada: Zorluklara mizahla karşılık vermek!
Peki, metrobüste yer bulduğun o an? Fiona’ya göre bu adeta Oscar ödülü kazanmakla eşdeğer. Hemen Instagram story’si: “Beylikdüzü çıkışı oturmalı kombo! #12saatlikyolculuk”. Altında yorumlar: “Fiona, koltuğa oturduğunu gördüm, gerçek mi bu?” Evet, gerçek… çünkü burada küçük zaferlerin büyük değeri var.
İstanbul’da Taksiyle Macera: “Hayır Benim Yolumuzu Google Daha İyi Biliyor!”
Bir de taksi maceraları var tabii ki. Beylikdüzü’nden taksiye binen Beylikdüzü travesti Fiona’nın başına gelmeyen kalmıyor. Sürücüye adresi sorarsın, “Abla, o yol çok karışık, ben oradan gitmem” diyenler mi dersin, “Sen şimdi trans mısın, yoksa cosplay mi yapıyorsun?” diye samimiyeti abartanlar mı… Fiona ise esprili diliyle işi tatlıya bağlıyor: “Yok, abi, Google diyor ki, bu yol kısa. Sen Google’a mı karşı geliyorsun, trafiğe mi?” Sonuç mu? Genelde ikisinin de dediği olmuyor, çünkü İstanbul trafik tanımıyor!
Yine de Fiona’ya göre, takside yol uzadıkça sohbet koyulaşıyor. Kimi zaman taksiciye hayat dersi veriyor, kimi zaman sıradışı compliment’lar alıyor: “Vallahi abla, bu kadar trafikte moralini bozmayan başka müşteri görmedim!” diyor bir şoför.
Kendi Otomobiliyle Fiona: Koltukta Glam, Camda Lastik Patlatan Cesaret
Bazen toplu taşıma da bir yere kadar… Fiona bir gün cesaretini toplayıp araba satın almaya karar veriyor. “Ben bu trafiğe meydan okumak istiyorum,” diyor kendi kendine. Araba alınca kendisini bir Formula 1 pilotu zannedecek kadar özgüvenli, ama tabii gerçekler bambaşka.
İlk sınav: Beylikdüzü’nden çıkıp, TEM’e girebilmek! Bir yandan korna sesleri, bir yandan ‘Gel abi gel!’ diyen trafikteki diğer yarışmacılar… Beylikdüzü travesti Fiona ise ceketinde şık bir broş, radyoda 90’lar Türkçe pop. Bir ara lastik patlıyor, Fiona arabayı kenara çekip, “Bu mu yani? Ben sadece bir kahveye gitmek istiyordum!” diye gülerek hikayesine yeni bir efsane ekliyor.
Trafikte Flört: Camdan Camda Bakışmalar ve “Selam Yakışıklı!”
Tabii trafik sadece stres demek değil! Fiona’nın kilometrelerce beklediği kırmızı ışıklar, bazen sürpriz tanışıklıklara zemin hazırlıyor. Yan şeritteki arabadan gelen bakışlar, ufak bir tebessüm ve klasik replik: “Selam yakışıklı!” Bir kere, üç arabadan birinin içindekiyle Instagram’dan arkadaş olmuşlardı. “En azından trafiğin romantizmi var!” diyor Fiona.
Beylikdüzü travesti Fiona trafiğin içinde bile sosyal, hatta trafik akmıyorsa flört akıyor! Tüm bu macera boyunca her fırsatta kendine özgü neşesini, samimiyetini ve enerjisini çevresine de yaymak Fiona’nın en büyük yeteneği.
Trafikten Kaçış Planları: “Bugün Home Office Günüm”
Bir noktadan sonra insan ister istemez alternatifler arıyor. “Bugün çalışıyorsam, bence bir sebebi var: Trafikten kaçtım!” diyor Fiona. Onun için home office, İstanbul trafiğine karşı kazanılmış en büyük zaferlerden biri. Evde kahveyle, pijama şıklığında Zoom toplantısına katılmak, Fiona için gerçek lüks.
Ama Beylikdüzü travesti Fiona hep diyor: “İstanbul’da yaşayıp trafikle yaşlanmamak mucize!” O yüzden bazen trafikle başa çıkmanın en yolu, ona gülmek, biraz sabretmek ve iyi mizahla günü kurtarmak.
Tavsiyeler: Fiona’dan Trafikte Hayatta Kalma Tüyoları
- Yanına mutlaka atıştırmalık al: Metrobüsle giderken acıkırsan, seni ancak bir gofret hayatta tutar.
- Telefonunda sevdiğin müzikleri hazırla: Trafikte zaman hızlı geçsin istiyorsan, playlist’ini güncel tut.
- Yolculuk hikayelerini paylaş: Sosyal medyada trafikten dert yanan tek kişi olmadığını hatırla!
- Pozitif kal: İstanbul trafiğini değiştiremiyorsan, bakış açını değiştir!
- Renkli giyin: Siyahlar sıkıcı, pembe ve sarı seni fark edilir yapar!
- Gülmeyi unutma: En zorlu trafikte bile bir espriyle ortamı yumuşat.
Fiona’nın Bakış Açısı: “Ben Beylikdüzü Travesti Fiona’yım, Trafik Beni Durduramaz!”
Fiona’nın maceraları aslında sadece trafik değil, hayata karşı da cesur, esprili ve dirençli olmayı simgeliyor. Onun için her kırmızı ışık yeni bir hikaye, her yoğunluk yeni bir mizah fırsatı. Bazen bir taksi sürücüsüyle kahkaha atmak, bazen yolda kalanlara moral vermek, kimi zaman metrobüste mini defile yapmak… Hayatının her anında olduğu gibi, trafikte de sahne onun!
İstanbul’da yaşıyor ve trafiğe sinirleniyorsanız, bir gün Beylikdüzü travesti Fiona ile yolunuzun kesişmesini dileyin. Enerjisiyle, hayata sımsıkı tutunmasıyla ve samimi sohbetleriyle trafiği bile eğlenceli hale getirir!
